İzlandaca içindeki úr ne anlama geliyor?
İzlandaca'deki úr kelimesinin anlamı nedir? Makale, tam anlamını, telaffuzunu ve iki dilli örneklerle birlikte úr'ün İzlandaca'te nasıl kullanılacağına ilişkin talimatları açıklamaktadır.
İzlandaca içindeki úr kelimesi saat, kol saatı, kol saati, soyunmak anlamına gelir. Daha fazla bilgi için lütfen aşağıdaki ayrıntılara bakın.
úr kelimesinin anlamı
saatverb Á einhver hérna þetta úr? Burada bu saatin sahibi olan biri var mı? |
kol saatınoun |
kol saatinoun |
soyunmakverb |
Daha fazla örneğe bakın
Hvenær er ásættanlegt að nota kraft okkar og hvenær förum við yfir strikið sem gerir úr okkur harðstjóra? Kullandığımız güç ne zaman kabul edilir, ya da gaddarlığa dönüşür? |
Allir eru dánir úr AIDS Herkes AIDS' ten öldü |
(Matteus 11:19) Oft hafa þeir sem starfa hús úr húsi séð merki um handleiðslu engla sem hafa leitt þá til fólks sem hungrar og þyrstir eftir réttlætinu. (Matta 11:19) Evden eve gidenler, çok defa meleklerin kendilerini adalete acıkmış veya susamış kişilere doğru sevk ettiklerine dair kanıtlar gördüler. |
13 Systkini í söfnuðinum áttuðu sig á því, eftir að hafa hlýtt á ræðu á svæðismóti, að þau þyrftu að koma öðruvísi fram við móður sína en þau höfðu gert, en henni hafði verið vikið úr söfnuðinum sex árum áður og hún bjó annars staðar. 13 Çevre ibadetinde bir konuşma dinledikten sonra bir birader ve onun ikiz kız kardeşi, altı yıldır müşareket kesilmiş olan ve başka bir yerde yaşayan anneleriyle ilişkilerinde ayarlamalar yapmaları gerektiğini fark ettiler. |
En þegar þau starfa öll saman til að úr verði mælt mál vinna þau eins og fingur á reyndum vélritara eða konsertpíanóleikara. Fakat konuşmak için onları bir araya getirdiğinizde tıpkı usta daktilograf ve piyanistlerin parmakları gibi çalışırlar. |
Ég þekki þá alltaf úr Hep öyle tiplere vuruluyorum |
Og ūađ er sönn ánægja er viđ erum leystir úr fjötrum vegna veislu helgidķmsins. Heykel bayramı için yasakların kalkması... büyük bir mutluluk. |
Kærleikurinn fellur aldrei úr gildi.“ Sevgi asla zeval bulmaz.” |
Innan tíðar var jafnvel farið að pynda vitni til að ganga úr skugga um að þau hefðu örugglega ákært alla trúvillinga sem þau þekktu. Çok zaman geçmeden, tanıdıkları tüm kâfirleri ele verdiklerinden emin olmak için, şahitlere bile işkence edildi. |
Þegar henni var bent á hvaða kröfur hún þyrfti að uppfylla sagði hún: „Látum þá hendur standa fram úr ermum.“ Bu isteğinin neler gerektirdiğini öğrendikten sonra şöyle dedi: “Bu işe hemen katılmak istiyorum.” |
... ūegar hún fellur í Genfarvatn... en blá ūegar áin rennur úr ūví. ... Geneva gölüne girdiğinde temiz birmavilikte çıkar. |
Í fyrsta sinn í sögu fyrirtækisins fer sala erlendis fram úr sölunni heima. Bu şirketin tarihinde ilk kez, uluslararası piyasa, yerli piyasayı geçiyor. |
Sumir eru nógu auðtrúa til að leggja trúnað á lygarnar og láta þær koma sér úr jafnvægi. Bu tarz yalan haberler, okuduklarına ya da duyduklarına sorgulamadan inanan bazı insanları olumsuz etkiliyor. |
Kólera smitast oftast með mat eða vatni sem er mengað af saur úr sýktu fólki. Kolera çoğunlukla, hastalığa yakalanmış bir kişinin dışkısıyla kirlenmiş yiyeceği yemek veya suyu içmekle bulaşır. |
Rakel mælir með þessu: „Gakktu úr skugga um að fjölskyldan viti að þú sért vottur. Rachel şunu önerdi: “İsa’nın bir takipçisi olduğunuzu mutlaka söyleyin. |
Verkfæratöskur úr leðri, tómar Deriden boş alet [takım] çantaları |
Fram úr henni! Geç onu! |
Þeir jórtra fæðuna, vinna úr henni nauðsynleg næringarefni og byggja upp fituforða líkamans. Þannig nýta þeir fæðuna sem best. Mus, yediklerinden olabildiğince yararlanmak için bitkileri dört bölmeli midesinde sindirir, böylece ihtiyacı olan besin maddelerini özümser ve vücudunda yağ biriktirir. |
Jesús endurtekur nú tvær spádómlegar dæmisögur um Guðsríki sem hann sagði úr báti á Galíleuvatni um ári áður. İsa da buna karşılık, bir yıl kadar önce Tanrı’nın Krallığıyla ilgili olarak Galile Denizinde kayıkta yaptığı peygamberlik niteliğindeki iki örneklemeyi tekrarladı. |
Tvær stelpur segjast hafa fengiđ hķtanir úr símum fķrnarlambanna. İkisi, bu sabah kurbanların telefonlarından tehdit edici telefonlar aldıklarını söylediler. |
Hann hafði nýlega komist að því að hann yrði að flytja, ásamt eiginkonu sinni og ungum dreng þeirra, úr íbúðinni sem þau höfðu til umráða í aðra ekki all fjarri. Eşi ve küçük bebeğiyle yaşadıkları daireden yakınlardaki bir başka daireye bugün taşınmaları gerektiğini daha yeni öğrenmişti. |
Lou, ūú gerđir lítiđ úr lélegum lánum ūínum. Lou, elindeki batık kredilerin değerini düşük gösteriyorsun. |
Ég stökk afturábak með hárri æpa um angist og steypast út í höllina bara eins og Jeeves kom út úr den hans til að sjá hvað málið var. Ben acı bir sesle bağırmaya geriye doğru atladı ve salonun içine yuvarlandı Jeeves sorunun ne olduğunu görmek için onun den çıktı. |
Gróðurhúsarammar úr málmi Metalden sera iskeletleri |
Ég er með próf úr Finch- háskólanum Finch College' den mezunum |
İzlandaca öğrenelim
Artık úr'ün İzlandaca içindeki anlamı hakkında daha fazla bilgi sahibi olduğunuza göre, seçilen örnekler aracılığıyla bunların nasıl kullanılacağını ve nasıl yapılacağını öğrenebilirsiniz. onları okuyun. Ve önerdiğimiz ilgili kelimeleri öğrenmeyi unutmayın. Web sitemiz sürekli olarak yeni kelimeler ve yeni örneklerle güncellenmektedir, böylece bilmediğiniz diğer kelimelerin anlamlarını İzlandaca içinde arayabilirsiniz.
İzlandaca sözcükleri güncellendi
İzlandaca hakkında bilginiz var mı
İzlandaca bir Cermen dilidir ve İzlanda'nın resmi dilidir. Germen dil grubunun Kuzey Germen şubesine ait bir Hint-Avrupa dilidir. İzlandaca konuşanların çoğunluğu İzlanda'da yaşıyor, yaklaşık 320.000. Danimarka'da 8.000'den fazla yerli İzlandalı konuşmacı yaşıyor. Dil ayrıca Amerika Birleşik Devletleri'nde yaklaşık 5.000 kişi ve Kanada'da 1.400'den fazla kişi tarafından konuşulmaktadır. İzlanda nüfusunun %97'si İzlandaca'yı ana dili olarak görse de, İzlanda dışındaki topluluklarda, özellikle Kanada'da konuşanların sayısı azalmaktadır.