İzlandaca içindeki taka ne anlama geliyor?
İzlandaca'deki taka kelimesinin anlamı nedir? Makale, tam anlamını, telaffuzunu ve iki dilli örneklerle birlikte taka'ün İzlandaca'te nasıl kullanılacağına ilişkin talimatları açıklamaktadır.
İzlandaca içindeki taka kelimesi almak, tutmak, binmek anlamına gelir. Daha fazla bilgi için lütfen aşağıdaki ayrıntılara bakın.
taka kelimesinin anlamı
almakverb Það mundi taka mig of mikinn tíma að útskýra fyrir þér hversvegna þetta er ekki að fara að ganga upp. Bunun niçin işe yaramayacağını sana açıklamak çok fazla zamanımı alır. |
tutmakverb Hún leitaði til kennarans míns en hann vildi ekki taka afstöðu. Durumu öğretmenime anlattı, fakat o ikimizin de tarafını tutmadı. |
binmekverb Hún ráðlagði honum að ganga frekar en að taka strætisvagn. O, ona otobüse binmek yerine yürümesini tavsiye etti. |
Daha fazla örneğe bakın
Hvað þarf til að taka frá tíma til reglulegs biblíulestrar? Mukaddes Kitabı devamlı olarak okumaya vakit ayırmak için neye ihtiyaç vardır? |
18 Í þessari mikilfenglegu sýn heldur Jesús á lítilli bókrollu í hendi sér og skipar Jóhannesi að taka hana og eta. 18 Bu görkemli rüyette, İsa’nın elinde bir küçük tomar veya kitap var; ve Yuhanna’ya, tomarı alıp yemesi emrediliyor. |
12 Við varðveitum þess konar jákvætt mat á réttlátum meginreglum Jehóva ekki aðeins með því að nema Biblíuna heldur líka með því að sækja kristnar samkomur reglulega og taka sameiginlega þátt í hinni kristnu þjónustu. 12 Yehova’nın adil prensiplerine duyulan bu tür takdir, sadece Mukaddes Kitabı inceleyerek değil, aynı zamanda ibadetlere düzenli olarak katılmak ve birlikte Tanrısal hizmette bulunmakla da korunur. |
Hvernig hjálpaði skólinn þeim að taka framförum sem boðberar, hirðar og kennarar? Bu eğitim onların incil vaizleri, çobanlar ve öğretmenler olarak gelişmesine nasıl yardım etti? |
Auk þess mun hann ‚taka við okkur í dýrð‘, það er að segja veita okkur náið samband við sig. Ayrıca Yehova bizi ‘izzetle alacak’, yani O’nunla yakın bir ilişkiye girebileceğiz. |
Þegar þú ákveður hverja þú ætlar að taka þér til fyrirmyndar er markmið þitt ekki að verða nákvæmlega eins og viðkomandi. Kendine iyi bir örnek seçtiğinde amacın o kişiye dönüşmek olmamalı. |
(Jesaja 54:13; Filippíbréfið 4:9) Þeir sem taka við kennslu Jehóva njóta ósvikins friðar. (İşaya 54:13; Filipililer 4:9) Evet, gerçek barışı Yehova’nın öğrettiklerine uyanlar elde eder. |
Ūađ dræpi ūig ekki ađ taka ūátt í keppnisíūrķttum af og til. Arada bir rekabet içeren spor oyunu oynamak seni öldürmez, öyle değil mi? |
Ætti að taka á glæpamönnum sem fórnarlömbum genanna og að þeir geti lýst yfir takmarkaðri ábyrgð sökum erfðafræðilegra hneigða? Acaba suçlulara genetik kod kurbanları olarak davranılıp, kalıtsal bir yatkınlık nedeniyle sorumluluklarının azaldığını öne sürmelerine olanak mı tanınmalı? |
Þeir sem taka við boðskapnum geta bætt líf sitt þegar í stað eins og milljónir sannkristinna manna geta borið vitni um. Bu mesaja olumlu karşılık verenler İsa’nın milyonlarca takipçisi* gibi şimdiden daha iyi bir yaşama sahip olabilirler. |
Við munum taka það til athugunar í næstu grein. Bunları gelecek makalede inceleyeceğiz. |
3: 3, 4) Engu að síður höfum við fulla ástæðu til að trúa því að enn séu einhverjir á starfssvæði okkar sem vilja taka á móti fagnaðarerindinu þegar þeir heyra það. Pet. 3:3, 4). Yine de, sahamızda hâlâ bazı kimselerin iyi habere olumlu karşılık vereceğini düşünmek için sağlam nedenlerimiz var. |
5 Í sumum löndum útheimtir þetta að fólk noti kreditkort sparlega og freistist ekki til að taka lán með háum vöxtum til að kaupa óþarfa hluti. 5 Bazı ülkelerde, böyle bir bütçe yapmak satın alınacak gereksiz şeyler için yüksek faizle kredi çekme dürtüsüne karşı koymak anlamına gelebilir. |
Get ég taka a líta á það? Bakabilir miyim? |
Venjulega taka mjađmaSkiptin ađeinS tVær klukkuStundir. Bu ameliyat genelde iki saat sürer. |
Jósúa, sem var í þann mund að taka við af honum, og allur Ísrael hlýtur að hafa hrifist af því með hve miklum þrótti Móse lýsti lögmáli Jehóva og hversu hann hvatti þjóðina til að vera hugrökk þegar hún gengi inn í fyrirheitna landið til að taka það til eignar. — 5. Mósebók 1:1-5, 19, 21, 29, 30; 3:22; 31:6, 7, 23; 34:7. Musa’nın, Yehova’nın kanunuyla ilgili yaptığı güçlü açıklamalarını diyarı miras alacak olanların diyara girecekleri anda cesur olmaları gerektiğini belirten kuvvetli uyarıları duymak, Musa’nın yerini alacak olan Yeşu’yu ve İsrail kavmini coşturmuş olmalıydı.—Tesniye 1:1-5, 19, 21, 29, 30; 31:6, 7, 23; 34:7. |
Ég tekst á við sjúkdóminn með því að vinna með læknunum og öðrum sérfræðingum, styrkja tengslin við fjölskyldu og vini og með því að taka eitt skref í einu.“ Doktorlarımla işbirliği yaparak, insanlarla iyi ilişkiler geliştirerek ve yarın için kaygılanmayarak rahatsızlığımla baş edebiliyorum.” |
Sjáðu til þess að barnið hafi frið á meðan það er að læra heima, og leyfðu því að taka hlé þegar þess þarf. Ev ödevini yapabilmesi için sessiz bir ortam sağlayın ve çocuğunuzun sık sık ara vermesine izin verin. |
Meðal hinna útlægu voru trúir þjónar Guðs sem verðskulduðu alls ekki refsingu en urðu engu að síður að taka hana út ásamt þjóðinni í heild. Babil’e sürgün edilen İsrailoğullarının arasında sadık kişiler de vardı. Onlar cezalandırılmayı hak edecek hiçbir şey yapmamış olsalar da halkın geri kalanıyla birlikte sıkıntı çektiler. |
(1. Korintubréf 7:36, NW) Þú skalt því fyrir alla muni taka ábyrga ákvörðun. Korintoslular 7:36). Kesinlikle, sorumluluk duygusuyla bir karar vermelisin. |
Ég ætla mér ađ taka saman viđ Ruby. Ruby ile sürekli yaşayacağım kesinlikle. |
Stundum er hann hélt að næst þegar dyrnar opnaði hann myndi taka yfir fjölskylduna fyrirkomulag eins og hann hafði áður. Bazen o kapıyı açtı, bir dahaki sefere o aile üzerinde alacağını düşündü o daha önce olduğu gibi düzenlemeler. |
Ef þú trúir mér ekki máttu taka hina öxlina úr lið. Bana inanmıyorsan, ne zaman istersen diğer omzumu da yerinden çıkarabilirsin. |
Frá og með hvítasunnudeginum tók Guð að lýsa réttláta þá sem trúðu og taka sér þá síðan fyrir andlega syni sem áttu í vændum að ríkja með Kristi á himnum. Pentikost gününden başlamak üzere, Tanrı, iman edenleri adil beyan etmiş ve sonra onlara gökte Mesih ile birlikte hüküm sürme ümidini vererek onları ruhi oğullar olarak kabul etmişti. |
Það er líka skynsamlegt af þér að taka frá tíma til að lesa og rannsaka Biblíuna og biblíutengd rit. Kutsal Kitabı ve ona dayanan yayınları okumak ve incelemek için de zaman ayırman gerekir. |
İzlandaca öğrenelim
Artık taka'ün İzlandaca içindeki anlamı hakkında daha fazla bilgi sahibi olduğunuza göre, seçilen örnekler aracılığıyla bunların nasıl kullanılacağını ve nasıl yapılacağını öğrenebilirsiniz. onları okuyun. Ve önerdiğimiz ilgili kelimeleri öğrenmeyi unutmayın. Web sitemiz sürekli olarak yeni kelimeler ve yeni örneklerle güncellenmektedir, böylece bilmediğiniz diğer kelimelerin anlamlarını İzlandaca içinde arayabilirsiniz.
İzlandaca sözcükleri güncellendi
İzlandaca hakkında bilginiz var mı
İzlandaca bir Cermen dilidir ve İzlanda'nın resmi dilidir. Germen dil grubunun Kuzey Germen şubesine ait bir Hint-Avrupa dilidir. İzlandaca konuşanların çoğunluğu İzlanda'da yaşıyor, yaklaşık 320.000. Danimarka'da 8.000'den fazla yerli İzlandalı konuşmacı yaşıyor. Dil ayrıca Amerika Birleşik Devletleri'nde yaklaşık 5.000 kişi ve Kanada'da 1.400'den fazla kişi tarafından konuşulmaktadır. İzlanda nüfusunun %97'si İzlandaca'yı ana dili olarak görse de, İzlanda dışındaki topluluklarda, özellikle Kanada'da konuşanların sayısı azalmaktadır.