İzlandaca içindeki dóttir ne anlama geliyor?
İzlandaca'deki dóttir kelimesinin anlamı nedir? Makale, tam anlamını, telaffuzunu ve iki dilli örneklerle birlikte dóttir'ün İzlandaca'te nasıl kullanılacağına ilişkin talimatları açıklamaktadır.
İzlandaca içindeki dóttir kelimesi kız evlat, kız, kız evlât, kız çocuk anlamına gelir. Daha fazla bilgi için lütfen aşağıdaki ayrıntılara bakın.
dóttir kelimesinin anlamı
kız evlatnoun |
kızverb (Bir hayvanın (insan da dahil olmak üzere) dişi yavrusu.) Eldri dóttir hennar er gift. Onun büyük kızı evlidir. |
kız evlâtnoun |
kız çocuknoun Sonur eða dóttir kann að hafa fundið til samúðar með einhverjum sem virðist sorgmæddur eða óttasleginn í skóla. Bir erkek ya da kız çocuğu okulda üzgün ya da korkmuş birini gördüğünde bu acıma duygusunu hissetmiş olabilir. |
Daha fazla örneğe bakın
Farðu frá, dóttir góð Kızım, geri çekil |
Dóttir Faraós fann hann og „fóstraði sem sinn son.“ Musa’yı orada bulan Firavun’un kızı ‘onu kendisine oğul olsun diye büyüttü.’ |
Madam, góða nótt: fel mig að dóttir þín. Bayan, iyi geceler: Kızınız bana takdir. |
Dóttir mín á verõlaunatarf par Kızım öküz yarışmasına katılıyor |
Hún er dóttir Robin Williams. Mr. White'ın kızı. |
Amy, uppkomin dóttir alkóhólista, komst að raun um að það hjálpaði henni mikið að vinna að því að þroska ‚ávöxt andans.‘ Bir alkoliğin ergin yaştaki kızı olan Amy, ‛ruhun meyvelerini’ geliştirmeye çalışmanın kendisine çok yardım ettiğini gördü. |
Ég hugsa til þess að dóttir mín vaxi á svona stað IKizimin böyle bir yerde büyüdügünü düoünüyorum da |
8 Spekingur til forna sagði: „Son minn [eða dóttir], ef þú veitir orðum mínum viðtöku og geymir boðorð mín hjá þér, svo að þú ljáir spekinni athygli þína, hneigir hjarta þitt að hyggindum, já, ef þú kallar á skynsemina og hrópar á hyggindin, ef þú leitar að þeim sem að silfri og grefst eftir þeim eins og fólgnum fjársjóðum, þá munt þú skilja, hvað ótti [Jehóva] er, og öðlast þekking á Guði.“ — Orðskviðirnir 2: 1-5. 8 Eskiden yaşamış hikmetli bir adam şöyle dedi: “Oğlum [ya da kızım], kulağını hikmete çevirerek, ve anlayışa yüreğini meylettirerek, sözlerimi kabul edersen, ve emirlerimi yanında saklarsan; gerçek, eğer idraki çağırırsan; ve anlayışa sesini yükseltirsen; eğer gümüş arar gibi onu ararsan, ve defineler araştırır gibi onu araştırırsan; RAB korkusunu o zaman anlıyacaksın, ve Allah bilgisini bulacaksın.”—Süleymanın Meselleri 2:1-5. |
Dóttir mín er mjög kvalin af illum anda.“ kızım kötü bir halde cine tutulmuştur.” |
Er líður á kvöld er Salóme, hin unga dóttir Heródíasar sem hún átti með fyrri eiginmanni sínum Filippusi, send inn til að dansa fyrir gesti. Akşamın ilerleyen saatlerinde, Hirodias’ın önceki kocası Filipus’tan olan genç kızı Salome, konuklara dans etmesi için içeri gönderildi. |
Ken, eiginmaður Catherine, minnist þess að þegar dóttir þeirra komst á unglingsaldur hafi hún kvartað undan því að hann hlustaði ekki á hana. Catherine’nin kocası Ken, ‘kızımız ergenlik çağına girdiğinde onu dinlemedimden yakınıyordu’ diyor. |
Þegar Jefta snýr aftur úr bardaganum er það enginn annar en dóttir hans sem kemur á móti honum – einkabarnið hans. Yeftah savaştan döndüğünde biricik evladı, sevgili kızı onu karşılamaya çıktı. |
Eftir að hún lét skírast fann 13 ára dóttir hennar veski sem var fullt af peningum. O vaftiz edildikten sonra 13 yaşındaki kızı içi para dolu bir cüzdan buldu. |
(Rómverjabréfið 8:16) Þessi ‚dóttir‘ Jehóva er ‚búin sem brúður er skartar fyrir manni sínum‘ og er leidd til brúðgumans sem er konungurinn Messías. — Opinberunarbókin 21:2. Yehova’nın bu “kızı”, “kocası için süslenmiş bir gelin gibi hazırlanmış” olarak güveye, yani Kral Mesih’e getirilecek (Vahiy 21:2). |
Þegar Kay kom á vettvang komst hún að raun um sér til skelfingar að dóttir hennar hafði sagt vinum sínum að sér fyndist hún einskis nýt og hefði ekkert til að lifa fyrir. Kay oraya vardığında, Ann’in, dostlarına kendisini tamamen umutsuz ve değersiz gördüğünü açıkladığını öğrenince sarsıldı. |
„Son minn [eða dóttir], gleym eigi kenning minni, og hjarta þitt varðveiti boðorð mín,“ hvetur hinn vitri faðir. Hann bendir síðan á launin: „Því að langa lífdaga og farsæl ár og velgengni munu þau veita þér í ríkum mæli.“ — Orðskviðirnir 3:1, 2. “Oğlum [veya kızım], öğrettiğimi unutma; ve yüreğin emirlerimi tutsun” diyen hikmetli baba, devamen mükâfatı şöyle dile getiriyor: “Çünkü onlar sana ömür uzunluğunu, ve yaşama yıllarını, ve barışı artırırlar.”—Süleymanın Meselleri 3:1, 2. |
Dóttir mín verður spennt Kızım çok heyecanlanacak |
Þótt hjónaband og barneignir væru mikils metnar í Ísrael var dóttir hans fús til að vera einhleyp. Hún naut þess heiðurs að veita heilaga þjónustu í helgidómi Jehóva. — Dóm. O dönemde İsrail’de evliliğe ve çocuk sahibi olmaya büyük önem verildiği halde, Yeftah’ın kızı bekâr kalmayı ve Yehova’nın mabedinde kutsal hizmet sunma ayrıcalığını gönüllü olarak kabul etti (Hâk. |
En dag einn opnaði hún nýja biblíu sem dóttir hennar hafði skilið eftir á borðinu. Bir gün kızının masaya bıraktığı yeni bir Mukaddes Kitabı açtı. |
Dóttir Jefta tilbað Jehóva og var ekki í vafa um að faðir hennar ætti að standa við gefið heit. Yeftah biricik kızını hizmet etmesi için Yehova’nın Şilo’daki kutsal mekânına göndererek adağını yerine getirdi. |
Dóttir mín er fyrir innan dyrnar Kızım tam bu kapının arkasında |
Willy, dóttir okkar, sjö ára. Kızımız Willy yedi yaşındayken |
Dóttir þín sparkar í fólk Adamım, kızın yaramazın biri |
10, 11. (a) Af hverju þurfti dóttir Jefta á uppörvun að halda? 10, 11. (a) Yeftah’ın kızının neden teşvike ihtiyacı vardı? |
Myndi faðir þinn taka þeim manni fagnandi sem flytti honum þær fréttir að dóttir hans hefði samneyti... við Lycana? Baban sevgili kızının bir Lycan ile birlikte olduğu haberini getiren kişiyi bağışlar mıydı? |
İzlandaca öğrenelim
Artık dóttir'ün İzlandaca içindeki anlamı hakkında daha fazla bilgi sahibi olduğunuza göre, seçilen örnekler aracılığıyla bunların nasıl kullanılacağını ve nasıl yapılacağını öğrenebilirsiniz. onları okuyun. Ve önerdiğimiz ilgili kelimeleri öğrenmeyi unutmayın. Web sitemiz sürekli olarak yeni kelimeler ve yeni örneklerle güncellenmektedir, böylece bilmediğiniz diğer kelimelerin anlamlarını İzlandaca içinde arayabilirsiniz.
İzlandaca sözcükleri güncellendi
İzlandaca hakkında bilginiz var mı
İzlandaca bir Cermen dilidir ve İzlanda'nın resmi dilidir. Germen dil grubunun Kuzey Germen şubesine ait bir Hint-Avrupa dilidir. İzlandaca konuşanların çoğunluğu İzlanda'da yaşıyor, yaklaşık 320.000. Danimarka'da 8.000'den fazla yerli İzlandalı konuşmacı yaşıyor. Dil ayrıca Amerika Birleşik Devletleri'nde yaklaşık 5.000 kişi ve Kanada'da 1.400'den fazla kişi tarafından konuşulmaktadır. İzlanda nüfusunun %97'si İzlandaca'yı ana dili olarak görse de, İzlanda dışındaki topluluklarda, özellikle Kanada'da konuşanların sayısı azalmaktadır.